
Elektronik ürünler hayatımızın vazgeçilmez parçası olmuştur. Televizyonsuz, telefonsuz vb. elektronik ürünler olmadan yapamıyoruz. Binlerce lira verip aldığı bir elektronik ürünün durup dururken bozulmasını elbette kimse istemez.
Bozulduklarında ilk yapılan şey refleks olarak ürünün bir yerlerine vurmak oluyor. 80 li 90 lı yıllarda yaşayanların daha kolay anımsadığı üzere; televizyon durduk yere bozulunca bir kaç kere vurulurdu ve yeniden çalışmaya başlardı.
Kimilerine göre batıl bir inanış olarak kabul edilen bu yöntemin bilimsel bir dayanığının olduğunu biliyor muydunuz ? Hatta vurarak arıza giderme “percussive maintenance” diye bir terimin doğmasına sebep olmuştur.
NASA Bile Arızayı Vurarak Giderdi
Bunu sadece bireysel kullanıcıların yaptığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu yöntemi NASA’daki astronotlar dahi kullanmıştır. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) nın Apollo 12 görevinde kullanılan uzay aracının bir kamerası bozulmuştur. Bozulan kamera astronotların kameraya vurmasıyla düzelmiştir.
Bilimsel Açıklaması
Bundan on yıllarca önceki elektronik ürünlerin içinde bugünkü kadar gelişmiş çipler yoktu. Bunun yerine mekanik bileşenler vardı. Vurma eylemi bu mekanik bileşenlerin arızalarında işe yarıyordu.
Bileşenlerin üzerinden geçen elektrik akımı ısınmaya, ısınma ise genleşmeye sebep oluyordu. Genleşmeden dolayı mekanik bileşenler mevcut pozisyonlarını kaybettikleri için temassızlığa sebep oluyorlar hatta bazen lehimleri kopuyordu. Vurduktan sonra da bileşenler yerine oturabiliyor ve temassızlık ortadan kalkıyordu. Sonuç olarak cihaz eskisi gibi çalışmaya devam ediyordu.
Mekanik bileşenlerine yerini gelişmiş çiplere bıraktığı günümüzde artık bu yöntemin işe yarama olasılığı çok çok azdır.